darbeicindedarbegif.gif

Çok Okunanlar

Erdoğan: Ak Parti, Atatürk'ün başlattığı mücadelenin temsilcisidir

'Kılıçdaroğlu hastalığı' yeniden nüksetti'

Candaş Tolga Işık'ın iddiasını Emniyet yalanladı: Haber yalan mı?

Yemen'de 40 çocuğu öldüren bombanın hangi ülkeden geldiği ortaya çıktı

Genel müdürden Garanti Bankası çalışanlarına 'ekonomi' maili: Sır saklama yükümlülüklerimiz...

Roboski/Uludere katliamında emri veren Necdet Özel

Genelkurmay (eski) Başkanı E. Orgeneral Necdet Özel’in Uludere (Roboski) katliamında, bombardımana onay emri talebini MGK’de iken telefonla almasına rağmen, belgeleri konutundaki çalışma ofisine isteyerek karar verdiğinin ortaya çıkması yeni bir tartışmaya yol açacak nitelikte bir gelişme.

Ayrıca Roboski’de bombardımana karar verilen Genelkurmay’daki kritik toplantıda, 15 Temmuz darbe girişiminde rol alan ve darbe gerçekleşseydi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na getirileceği ortaya çıkan Genelkurmay Harekât Başkanı Satı Bahadır Köse’nin de yer aldığı ortaya çıktı.

Roboski katliamına ilişkin ortaya çıkan hukuki bilgi ve belgeler, sorumluların net olarak belirlenebileceğini gösteriyordu. Ancak dosya özel yetkili savcılık, askeri savcılık ve askeri mahkeme üçgeninde olağan bir yargısal süreç işletilmeden kapatıldı. Anayasa Mahkemesi’nin de dosyayı basit bir usul eksikliği gerekçe göstererek reddetmesinin ardından Roboski katliamı ile ilgili iç hukuk yolları tamamen kapandı.

MGK’YE TELEFON

Cumhuriyet'in haberine göre, toplantıda “zayiat verilmeden PKK’lilerin etkisiz hale getirilebilmesi amacıyla hava harekâtına' karar verildi. Güler, kararı sunmak için dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Hulusi Akar’ın makamına gitti. Akar, hava harekâtı için onay talebi için MGK toplantısı nedeniyle karargâhta bulunmayan Genelkurmay Başkanı Özel’e telefonla iletti. 28 Aralık 2011’de yapılan MGK toplantısı saat 13.55’te başlamış ve 5 saat 20 dakika sürmüştü. Dolayısıyla Özel’e MGK’de iken telefonla “hava harekâtı için onay' talebinin MGK toplantısının bitiminden hemen sonra veya son dakikalarına denk geldiği anlaşılıyor.

Özel’in MGK toplantısı nedeniyle bir arada bulunduğu Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a konuyu aktarıp aktarmadığına ilişkin iddianamede herhangi bir bilgi yer almadı. Org. Özel, telefon görüşmesinde, bilgilerin işlendiği haritanın konutundaki çalışma ofisine gönderilmesini istedi. Haritayı inceleyen Özel, hava harekâtının yapılmasına onay verdi. Bunun ardından 21.39’da sınır hattında bekleyen gruba uçaklar ilk bombayı bıraktı. Bombardıman 22.24’e kadar sürdü ve sonunda öldürülen 34 kişinin PKK’li değil, Roboskili, çoğunluğu çocuk kaçakçılar olduğu ortaya çıktı.

BELGELER DİKKATE ALINMADI

Askeri savcılığın takipsizlik kararında 2. Ordu İstihbarat Komutanı Albay Aygün Eker ile IHA Filo Komutanlığı, Tümen Komutanlığı ve jandarma Komando Tugay Komutanlığı’nda görev yapan subayların grubun kaçakçı olduğu yönündeki kanaatlerine ve yaptıkları uyarılara hiç değinilmedi. Kararda ayrıca grubun terörist değil kaçakçı davranışı sergilediği, top atışından kaçmalarının da bunu gösterdiği yönündeki ifadeler de değerlendirmeye alınmadı.

Bunun yerine TSK personelinin gruptakileri PKK’li sanmaları konusunda “kaçınılmaz bir hataya düşmüş kabul edilmeleri' gerektiği savunuldu. Hava Kuvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığı’nın verdiği takipsizlik kararına yapılan itiraz da reddedildi. Ret kararı 1’e karşı 2 oyla alındı. Karara karşı çıkarak şüphelilere dava açılmasını isteyen Başkan Pürtaş bu şerhinden 1 yıl sonra tenzili rütbeye uğradı ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ne düz savcı olarak atandı.

KİMSE KAÇAKÇI OLABİLİR DEMEDİ

Roboski dosyasına göre, subayların grubun kaçakçı oldukları uyarısına rağmen bombardıman kararının alındığı toplantıda yer alan en önemli isim dönemin Genelkurmay İstihbarat Başkanı Korgeneral Yaşar Güler’di. Son YAŞ kararı ile Jandarma Genel Komutanı olan Güler, 29 Aralık 2013’de Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı’nda “tanık' olarak ifade verdi.

Güler, “Başta MİT olmak üzere devletin istihbarat kurumlarından bölgede eylem yapılacağına ilişkin istihbaratlar geldiği ve sürekli Metina bölgesinde bulunan Fehman Hüseyin’in Aralık 2011 döneminde, Sinath – Haftanin alanında bulunduğuna yönelik tespitlerin iletildiğini' belirtti. MİT’i kastederek “İlgili istihbarat kurumu tarafından 27 Aralık 2011 gecesi gelen bir duyumda teröristlerin gruplar halinde intikal ettiği ve sınıra yönelik bir hareketlenme olduğu bildirilmiştir' diyen Güler, bu istihbaratla İHA ile elde edilen görüntünün örtüştüğünü ileri sürdü. Güler, “Grubun tümünün veya bir kısmının kaçakçı olabileceği konusunda herhangi bir bilgi tarafıma iletilmemiştir' dedi.

İlgili Haberler

Güncel

Askeri bölgede yangın paniği

Güncel

Şenyaşar ailesinden AKP'li Yıldız'ın MKYK'ya seçilmesine tepki

Güncel

Antalya'da iş cinayeti: Akıma kapılan işçi öldü

Güncel

AVM güvenliği direnişteki market işçilerine saldırdı, bir işçi yaralandı

Güncel

Bedelli askerlik için başvuru sayısı açıklandı

Güncel

FT'den Brunson ve Halkbank krizine ilişkin çarpıcı iddia: Anlaşmayı Erdoğan'ın daha fazla imtiyaz talebi bozdu

Güncel

'Yanaktan makas alma' sanığına hapis yolu

Güncel

İBB'ye göre İstanbul böyle 'huzur kenti' olmuş: Grev olmuyor artık

Güncel

Belediye 'Amerikan firmalarına ruhsat yok' dedi, Burger King'den 'Biz Amerikalı değiliz' açıklaması geldi

Güncel

AKP Kongresine katılan Bülent Arınç sitem etti: Bir karede bile yer almadık

Güncel

Nehirde kaybolan Batuhan'ın cansız bedeni bulundu

Güncel

AKP Kongresine ABD'den katılım!