• Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz kararını açıkladı

    Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz oranlarını değiştirmedi. ECB’nin basın açıklamasında, ana finansman operasyonlarındaki faiz oranı ve marjinal borç verme kredileri ve mevduat kredi faiz oranları sırasıyla yüzde 0.0, yüzde 0.25 ve eksi yüzde 0.4 olarak sabit tuttu.

    Faiz kararının ardından ECB Başkanı Mario Draghi Frankfurt’ta düzenlenen basın toplantısında, karlılık oranını Japonya’daki bankalarla karşılaştırarak ECB’nin “negatif mevduat faizinden etkilenen bankaların karlılık oranlarını” inceleme sürecinde olduğunu vurguladı ve söz konusu bankaların ABD’deki bankalara göre “dezavantaja” sahip olduğunu söyledi.

    Sözlü yönlendirme üzerine sorulan bir soruya Draghi, ECB Yönetim Konseyi’nin “zayıflayan bir büyümeye işaret eden genel durumu” değerlendirdiğini ve “gelecekte olası zararlarla mücadele edilmesi için gereken enstrümanların önemini” vurguladığını belirtti.

    Draghi ayrıca “Euro Bölgesi’ndeki devam eden küresel rüzgarların devam etmesi” sebebiyle bankanın bölgede daha yavaş bir büyüme hızı gördüğünü söylerken, gelişmekte olan piyasalardaki korumacılık ve hassasiyetin bölgedeki büyümeyi kısıtladığına dikkat çekti ve ekledi;

    “Bu dönemde, artan maaşlar yerel ekonominin direncini destekledi.”

    Draghi, özellikle imalat sektörü olmak üzere açıklanan verilerin zayıf seyrini korumaya devam ettiğine dikkat çekti fakat bankanın geçici ekonomik faktörlerin etkilerinin yakın bir zamanda dağılacağını öngördüğünü belirtti.

    Euro Bölgesi’nde ekonomik durgunluk riskinin, zayıf ekonomik görünüme rağmen düşük kalmaya devam ettiğini söyleyen Draghi, merkez bankasının ekonomi ve enflasyondaki büyümenin yıl sonuna kadar yavaşlamaya devam etmesini beklediğini ifade etti. Buna rağmen Draghi, ECB Yönetim Konseyi’nin, ekonomide söz konusu durgunluk riskini “düşük” tutan “gücün” farkında olduğunu vurguladı.

    ABD Başkanı Donald Trump’ın AB’den gelen ürünlere ek gümrük vergisi uygulayacağı tehdidiyle ilgili değerlendirmesi sorulan Draghi, korumacılığın genel ekonomik güvene zarar veren en büyük küresel ekonomik tehdit olmaya devam ettiğini söyledi.