• İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, Erdoğan’ın Külliye’deki davetinde saldalyesinin ayağının kırık çıkması bana İsrail’in ülkeleri ikaz etmek için diplomatlarına uyguladığı saldalye taktiğini hatırlattı.

    Bu stratejiye Amerikan taktiği de denebilir. İki ülke de Türk Büyükelçilerine benzer saldalye taktiği uygulamıştı.

    İsrail’in diplomasiyle ve misafirperverlikle bağdaşmayan saldalye boyuyla üstünlük sağlama olayını hatırlayalım:

    İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayolon, ”Kurtlar Vadisi Pusu” dizisinde İsrail ajanlarının bebek hırsızı olarak gösterilmesine tepki için Türkiye’nin İsrail Büyükelçisi Oğuz Çelikkol’u, İsrail Parlamentosu Knesset’e çağırır. Ayolon kameralara dönerek İbranice, “Bizim yüksek, onun daha alçak bir koltukta oturduğuna, masada yalnızca İsrail bayrağı bulunduğuna ve bizim gülümsemediğimize dikkatinizi çekerim” der.

    Benzer taktik Washington Büyükelçisi Faruk Loğoğlu’na uygulanır. Irak işgali için Türkiye’nin sıkıştırıldığı günler. Loğoğlu ve ekibi Beyaz Saray’a çağrılır. Ulusal Güvenlik toplantı salonuna alınırlar. Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı Stephan Hadley, Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz, Dışişleri Bakan Yardımcısı Marc Grossman, Genel Kurmay Başkan Yardımcısı Org. Peter Pace, Dick Cheney’nin Ulusal Güvenlik Danışmanı Libby, Hazine Bakan Yardımcısı John Taylor ve Beyaz Saray Bütçe Ofisi Yönetici Yardımcısı Mitchell Daniels çalışma masasının çevresinde oturmaktadır.

    Heyetimizi karşılayan Avrupa Masası Yöneticisi Daniel Fried bizimkilere Amerikan ekibinin karşısına konan üç koltuğu gösterir. ABD’liler 3 Türk diplomatın oturacağı sandalyeye kadar düşünmüştür. Ama bu üç koltuğun hem biçimi değişiktir hem de ayak boyları kısadır. İlk bakışta misafir koltuğu gibi görünen bu koltuklara oturunca, ABD’liler yüksekte kalır.

    Belli ki, konukları psikolojik olarak baskı altına almayı düşünmüşlerdi.

    30 Belediye Başkanı arasında sadece İmamoğlu’nun saldalye ayağının eğreti olması tesadüf olabilir mi?