unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

Cemaat de Reza’nın önüne yatmış!

Fethullah Gülen Cemaati’ne yakın basın yayın organlarının son günlerdeki favori konusu, ABD’li savcı Preet Bharara’nın Reza Zarrab hakkında mahkemeye sunduğu yeni dosya. Vakti zamanında Taraf gazetesinde şimdilerin Hocacı Trolleri’nden olan Yıldıray Oğur ile yakın arkadaş olan ve sabah akşam birlikte Suriye’deki cihatçıları öven İlhan Tanır gün aşırı haberleriyle Cemaat’in müritlerine müjdeler vermeye çalışıyor bu iddianame hakkında. Elbette iddianamede yer alan bilgiler gerçekliği gün yüzüne çıkmış ve Reza Zarrab’ın kurduğu, ucu AKP iktidarına dayanan yolsuzluk şebekesinin varlığını tekrar hatırlatıyor bize. Lakin unutulan nokta, bu şebekenin kamuoyuna bu denli yansımasının sebebinin, Cemaat ile AKP kavgası sayesinde olduğunu da gösteriyor. Bugünlerde 'kahraman’ edasıyla muhalif basını tahakküm altına almak isteyen Gülen Cemaati’nin AKP ile ortaklıkları esnasında ne derece kahraman! olduğunu merak edenler varsa, Bharara’nın iddianamesine bir daha baksınlar. Bakamayacak olanlar için de biz bir özet geçelim.

Varsa Şerefiniz, Cevap Verin!

55 sayfalık bu ek dosya tam metin halinde çeşitli yerlerde yayınlandı. Bu dosyanın 22. Sayfasında 6 numaralı başlıkta ise ilginç bir hikaye var. Başlık; PREVENTION OF THE NEWS FROM BEING PUBLISHED ABOUT RIZA SARRAF'S IRREGULARITIES, yani Reza Zarrab hakkında yapılan haberlerin önlenmesi. Peki bu haber ne? Reza’nın 10 şirket üzerinden yaptığı kara para aklama ve illegal ekonomik ağı. 17-25 Aralık dönemini takip edenler bilir ki, bu ağı tespit eden eski Emniyet Amiri Orhan İnce Reza Sarraf’ın rüşveti ile sürülmüş, bu esnada eski İçişleri Bakanı Muammer Güler ile yapılan görüşmede bu rica kendisine iletilmiş, Güler’in de meşhur 'gerekirse senin önüne yatarım’ ifadesi dillere pelesenk olmuştu. Meğerse hikayenin aslı sadece bu kadar değilmiş. Daha doğru bir ifadeyle, Gülen Cemaati hikayenin sadece bu kadarlık kısmını kamuoyuna aktarmış. Bharara’nın iddianamesine göre, bu kara para aklama macerası Gülen Cemaati’ne yakın Bugün Gazetesi ile Yeni Şafak Gazetesi muhabirlerince haber yapılmaya çalışılmış.

Bharara’nın iddianamesi ile devam edelim, 22 ve 23. Sayfalarda, özet kısmında Bugün Gazetesi muhabiri Kamil Maman’ın Reza hakkındaki bu iddialar ve soruşturmayı haber yapmak istediği, lakin Reza Sarraf’ın konuştuğu eski bakanlar Muammer Güler, Zafer Çağlayan ve Egemen Bağış tarafından bu haberin engellenmeye çalışıldığı yazıyor. Buna göre önce, Muammer Güler gazetenin yönetiminden Fatih Karaca ve Erhan Başyurt’u arıyor. Yetmiyor, Zafer Çağlayan gazetenin sahibi olan ve şu anda paralel operasyonundan ötürü yurt dışına kaçan Akın İpek’i arıyor. Egemen Bağış ise Hüseyin Çelik aracılığıyla gazetenin Ankara Temsilcisi Adem Yavuz’dan haberin yayınlanmamasını rica ediyor. Bütün bu çabaların nihayetinde ise bahse konu haber Bugün gazetesinde yayınlanmıyor. Peki Reza’nın bu çabalar karşısında ödediği bedel? İddianameye göre Reza bu çabaları karşılığında Egemen Bağışa 500 bin Amerikan Doları, Muammer Güler’e ise tam tamına 3.5 milyon Amerikan Doları ödüyor.

İddianamenin ilerleyen bölümlerinde ise Bugün Gazetesi muhabiri Kamil Maman’ın haber peşinde koşarak , Reza ve kuryesi Adem Gelgeç ile yaptığı telefon konuşmaları, ve bakanların Cemaat ile girdiği haber yapmama pazarlığını okuyabilirsiniz. Tabi bu pazarlıklar tapelerin boy boy yayınlandığı Cemaat gazetelerinde her ne hikmetse! yayınlanmadı.

Peki bu iddialara Cemaat tarafından bir yanıt geldi mi? Erhan Başyurt ve diğer gazete yöneticileri sessizliğini korumaya devam ediyor. Haberin sahibi Kamil Maman ise sosyal medya hesabında haberin yapılamamasının sebebi olarak Bakanların baskısından sonra Yeni Şafak’ın haberi yapması ve haberin ellerinde kalması olarak gösteriyor. Sanırsam Maman emir kulu, fazla diyeceği bir şey yok ama internet ortamında her şeyin arşivlendiği bir yerde kamuoyunu böyle yanıltmaya çalışması oldukça anlamsız. Zira Yeni Şafak gazetesinin konuyu haberleştirdiği 12 Ekim 2013 tarihindeki 'Turk Leaks’ başlıklı haberinde sadece kara para aklanan tabela şirketlerinin haberi yer alırken, haber boyunca ne Reza Sarraf’tan ne de sahibi olduğu şirketlerden bahsedilmiş.[1] Yani Kamil Maman bahse konu haberi Reza’nın adını vererek de haberleştirme imkanına sahipti, tabi gazete patronları ve AKP iktidarı bu konuda bir anlaşma yapmamış olsaydı.

Şimdi gelelim can alıcı noktaya, birinci soru Gülen Cemaati tapelerin boy boy yayınladığı o dönemde bu skandal hakkında neden tek kelime yazmadı? İkincisi, Bakanlar ile ne görüşüldü, bu görüşmenin detayları neler? Üçüncüsü ve en vahimi, Reza’nın ödediği milyon dolarlarla haber yapılması engellendiyse, Gülen Cemaati’ne yakın Bugün Gazetesi hangi istek veya şartla Bakanlarla anlaşma yapıp bu haberi yayınlamadı? Bu soruların yanıtlarını geçelim, bu soruları sorma cesaretinde olan muhalif basında çok az insan vardır, hele ki Gülen Cemaati’nin muhalif basını tahakküm altına almaya çalıştığı bu dönemlerde. Lakin her fırsatta onur gurur haysiyet şeref gibi kavramlardan dem vuran Cemaat’te umarım bu kavramlara haiz insanlar vardır da, üstteki sorularıma cevap verebilecek cesarete sahiptirler.

Çağlar Ezikoğlu

Aberystwyth Üniversitesi

Uluslararası Siyaset Departmanı

Araştırma Görevlisi ve Doktora Adayı

[1] http://www.yenisafak.com/politika/turk-leaks-573440



Çok Okunanlar

Trump'tan, Erdoğan'a tehdit

'Erdoğan, Türkiye'yi varoluşsal bir çöküşe götürüyor'

İşte Muharrem İnce'nin topladığı imza sayısı

CHP'deki kurultay çağrısında Böke ve Cihaner de safını belli etti

Adnan Oktar'ı savunan Nagehan Alçı'dan dönüş

İlgili Haberler

ABC Kritik

Aziz Nesin'de vatan haini aramak

ABC Kritik

“Kiç” bir Yeni çağ Lideri: Adnan Hoca

ABC Kritik

Şahsiyetimizdeki o acı kambur...

ABC Kritik

Balyoz'un FETÖ'cü hakimini serbest bırakanlar ve AK-Fethullahçılar: Hesap vereceksiniz!

ABC Kritik

Sıra size de gelecek, Adnan Oktar suç örgütünün destekçileri!

ABC Kritik

Ütopya

ABC Kritik

Başkaya: ''CHP'nin Genel Başkanını değil, paradigmayı değiştirmeye ihtiyaç var!''

ABC Kritik

Erdoğan'ın süregelen zaferinin anlamı

ABC Kritik

Rakamların analizi ve yeni doğan bir seçmen tabanı: Ak-kurtlar

ABC Kritik

Sen gazeteci değil, Fethullahçı bir Çiko'sun!

ABC Kritik

Felsefeden yoksun bir eğitim sistemi, sadece robotlar yetiştirir

ABC Kritik

Cumhurbaşkanı Adayları, Cumhuriyeti Koruma ve Demokrasi Savaşımının Neresindeler?