Çok Okunanlar

Kızılay'a kayyum atanan Yıldırım'ın kardeşi: Bu ülkede eşek gibi sessizce yaşayacaksınız

Kılıçdaroğlu'ndan sokak çağrısı!

KPSS adayı: Yüzümü gösteremem, mezhep imamımız böyle diyor

'Gezicilerin başı kesilsin' diyen Erkan Tan'dan tepkilere 'portakal sıkacağı' ile yanıt

ABC Kritik | Çağlar Ezikoğlu | Cevap ver Fethullahçı Erkan Tan!

Cumhurbaşkanlığı'ndan Doğu Perinçek'li savunma

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Alman Federal Meclisi'nin, 2 Haziran'da yapılan oylama aile 1915 olaylarını 'soykırım' olarak nitelendiren karar tasarısını "hukuksuz" ve "mesnetsiz" olarak değerlendirerek, tasarının desteklenmesinin Türk-Ermeni ilişkilerinde olumlu adımlar atılması ihtimalini zora soktuğunu belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın Alman gazetesi Frankfurter Allgemeine Zeitung ile El Cezire'ye konuya ilişkin bir makale yazdı. Alman Federal Meclisi'nin 2 Haziran’da 1915 olaylarını “soykırım' olarak nitelendiren tasarıyı kabul etmesini “skandal' olarak değerlendiren Kalın, siyasi güdülerle hareket eden bazı Alman siyasetçilerin, “hukuksuz' ve “mesnetsiz' bir kararı destekleyerek Türk-Ermeni ilişkilerinde olumlu adımlar atılması ihtimalini zora soktuğunu belirtti.

Kararın, hukuki açıdan oldukça sorunlu bir görünümde olduğunu belirten Kalın şunları kaydetti:

“Zira Alman siyasetçiler, hukukun temel prensipleri ile Avrupa Birliği İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını ihlal etmek pahasına siyasi bir tavır ortaya koydu. Günümüzde soykırım kavramının hukuki sınırlarını belirleyen Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi, Birleşmiş Milletler tarafından 1948 yılında kabul edilmiştir. Soykırım suçunun hukuki bir tanıma kavuşturulması, kuşkusuz II. Dünya Savaşı sırasında Almanya tarafından Yahudiler başta olmak üzere bazı etnik ve dini topluluklara karşı işlenen insanlık suçları hasebiyle kaçınılmaz hale gelmişti. Türkiye’nin 1950 yılında kabul ettiği sözleşme, Almanya tarafından ancak dört yıl sonra imzalanmış; 1948’de tanımlanan soykırım suçundan hüküm giyen ilk kişi ise 1998’de Ruanda Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından müebbet hapse çarptırılan politikacı Jean-Paul Akayesu olmuştur. Bu çerçevede 1915 olaylarının 1948’de kabul edilen bir tanıma istinaden 'soykırım’ olarak değerlendirilmesi, hukukun temel kaidelerinden olan 'kanun yoksa suç yoktur’ ilkesine aykırıdır.'

"SİYASİ KÖRLÜK'

Alman parlamentosunun aldığı kararla, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını da ayaklar altına aldığını aktaran Kalın, “Zira Mahkeme, 2015 yılında sonuçlanan Perinçek-İsviçre davasının gerekçeli kararında soykırım iddialarının 'tartışma açık’ ve 'tartışma konusu’ olduğunu ifade ederek mahkemenin '1915 olaylarının uluslararası hukuka göre soykırım olarak tanımlama yetkisinin olmadığını’ vurgulamıştır. AİHM’nin pozisyonunu açıkça ortaya koyduğu bir ortamda Berlin’in 1915 olaylarını soykırım olarak gösterme çabası, ancak siyasi körlükle açıklanabilir' ifadelerini kullandı.

“BERLİN KENDİ GÜVENLİĞİNİ VE BÖLGENİN GELECEĞİNİ TEHLİKEYE ATTI'

Kararın yalnızca hukuk ihlali değil, aynı zamanda siyasi “basiretsizlik' ve “vizyonsuzluk' olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkati çeken Kalın, “Türkler ve Ermeniler arasında barış ortamı oluşturmak bahanesiyle tarihi siyasallaştıran Almanya Federal Meclisi, 11 yıldır devam eden bu süreci çıkarlarına uymadığı için göz ardı ederken, Ermenistan’ı uzlaşmaya yanaşmadığı için ödüllendirmiş oldu. Türkiye ve Almanya için kritik önemde olan Kafkaslar bölgesinde mevcut sorunların çözümüne yanaşmayan Ermeni liderlerle saf tutan Berlin, böylece kendi güvenliğini ve bölgenin geleceğini tehlikeye attı' ifadelerini kullandı.

“ALMAN PARLAMENTOSU SAMİMİYSE…'

“Almanya Federal Meclisi’nin kabul ettiği tasarı, Türkiye-Almanya ilişkileri açısından büyük sorunlar yaratabilecektir' ifadelerini kullanan Kalın şu değerlendirmelerde bulundu:

“Almanya Federal Meclisi’nin kabul ettiği tasarı, küçük hesaplar uğruna tarihi siyasallaştıranların faydadan çok zarar üreteceğini bir kez daha ortaya koydu. Ancak Türkiye’nin diyalog çabaları, uluslararası toplum tarafından desteklenirse mesafe kat etmek hala mümkün olabilir. Bu çerçevede Ermenistan hükümeti, Türkiye’nin 2005 yılında yaptığı Ortak Tarih Komisyonu kurulması önerisini kabul etmeli ve yedi yıl önce imzalanan protokolleri Meclis onayına sunmalıdır. Osmanlı Ermenilerinin çocukları ve torunları, Erivan’dan uzlaşmazlık politikasını bir kenara bırakmasını ve Türkiye ile işbirliği içerisinde somut adımlar atmasını bekliyor. Eğer Alman liderler 1915 olayları konusunda samimi bir çaba içerine gireceklerse bunu Türkiye’yi bir takım mesnetsiz iddialar ile yıpratmaya çalışmak yerine Ermenistan yönetimine çözüm yönünde baskı yaparak gerçekleştirebilir.'

İlgili Haberler

Politika

CANLI | CHP lideri Kılıçdaroğlu DİSK ziyaretinde konuşuyor

Politika

12 Eylül cellatları 'Asmayalım da besleyelim mi?' diyerek Erdal Eren'i idama götürdü

Politika

İstanbul eski Valisi Hüseyin Avni Mutlu tahliye edildi

Politika

Erdoğan tren faciası sonrası talimat verdi

Politika

'FETÖ, The Independent'ı satın almak istemiş'

Politika

Selahattin Demirtaş: 3 AKP'li 1 HDP'liyi yargılıyor

Politika

Ankara'daki tren faciasında HDP adayı hayatını kaybetti

Politika

Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu ile bir araya geldi

Politika

'İş kazalarında en çok köylüler hayatını kaybetti'

Politika

AKP'nin torba teklifiyle kurumlar ticari işletmeye dönüştürülüyor

Politika

Yandaş Sabah yazarlarından Sözcü'ye destek: Yeter artık

Politika

Yılmaz Özdil, Erdoğan'a yazı kaleme aldı